İlamlı İcra ve Müdahalenin Men’i İlamının (kararının) Takibe Konulması
İlamlı İcra Takibi Nedir?
Bir davanın neticesinde mahkeme tarafından verilen karara (resmi belgeye) ilam, bu mahkeme kararının neticesiyle başlatılacak icra takiplerine ise ‘ilamlı icra takibi’ denilmektedir. İlamlı icra takibinin konusu para olabileceği gibi nakdî varlıklar haricinde, tahliye davalarında taşınmazın tahliyesi gibi ‘bir şeyi yerine getirme’ yükümlülüğü de olabilir.
Alacaklı tarafça mahkemeden alınan ilam (karar) ile icra müdürlüğüne yapılacak başvuru sonucunda icra takibi süreci başlar. İcra takibi icra müdürlüğünün borçluya ödeme emrini iletmesiyle beraber kesinleşir. İlamlı icra takibinde borçluya ‘icra emri’ gönderilirken, ilamsız icra takibinde borçluya ‘ödeme emri’ gönderilir. Borçlunun yasal süre içerisinde icraya itiraz etme hakkı saklıdır.
İlamlı icra takibine karşı itiraz edilebilir mi?
Borçlu kişi ‘ilamlı icra takibine’ karşı itiraz edebilmektedir. Her türlü itiraz ve şikâyet için yetkili merci icra mahkemeleridir.
İlamlı icra takibinin iptali:
İcra müdürlükleri takip talebine binaen icra emrini düzenleyerek borçluya gönderilmesi noktasında yetkilidir. Gönderilen icra emrinin ‘ilama aykırı olması halinde’ borçlu kişi icra mahkemesine başvurarak icra emrinin iptalini talep etme hakkına haizdir.
Müdahalenin Men’i İlamının (kararının) Takibe Konulması
Mahkeme tarafından verilen “Müdahalenin Men’i” kararına karşı ‘Örnek 4-5’ icra emri ile işlem yapılması gerekir. Zira ‘yıkım’, ‘bir şeyin’ yapılmasıdır. ‘Müdahalenin Men’i ve Muhdesatın Kal’ine İlişkin Takiplerde’ mahkeme tarafından verilen hükmün yerine getirilebilmesi için ilamın icraya konulması ve icra dairesi tarafından hükmün icra edilmesi gerekmektedir.
Kal, kelime manası olarak “koparma, çıkarma, çıkarılma, sökme” manalarını ihtiva etmektedir. Bu durumda ‘kal davası’ ise, bir taşınmazın temelinden çıkarılması, sökülmesi için açılmış olan davalar olarak bilinmektedir.
Hukukî pratikte “inşaatın kal’i davası” olarak da anılan bu dava türüyle bir taşınmazın (gayrimenkulün) üzerinde, izin alınmadan yapılan inşaat veya inşaatların yıkılması istenir. Kal davaları ile taşınmaz üzerinde herhangi bir izin olmaksızın yapılan inşaatların yıkımı da yargı makamından talep edilebilmektedir. Bu niteliği itibariyle de ‘yenilik doğurucu’ bir dava çeşididir.
Eşya Hukukunun temel kaidelerinden bütünleyici parça (mütemmim cüz) ve eklenti kapsamında, ‘arazi’ yeryüzünün sınırlandırılmış bir parçasıdır ve ‘yer’ üzerinde yapılan her şey “Üst arza tabidir.” kuralınca yere aittir. Bir arazi üzerine yapılan inşaatın nihayetinde o yapı arazinin bütünleyici bir parçası olur. Muhtasaren ‘yapı’ arazinin ayrılmaz parçasıdır ve kural olarak arazi ile yapının maliki (mülkiyet hakkı sahibi) farklı kişiler olamaz. Üst hakkı vs. durumlar ise kanun koyucu tarafından istisnai olarak ayrıca düzenlenmiştir. Bu kapsamda bilerek veyahut bilmeyerek kendi malzemesiyle başkasının arazisine bir yapı inşa eden kişinin durumu tetkik edildiğinde “Müdahalenin Men’i ve Kal Davası” veyahut inşaatın söküp kaldırılması ile Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davaları karşımıza çıkabilecektir.
Haksız el atmanın önlenmesini gerektirecek, örneğin boş bir arsaya başkasının gelip bina yapması durumunda izniniz olmaksızın taşınmaz sınırınızın içine duvar taşması gibi bir durumda müdahalenin ortadan kaldırılması ile beraber izinsiz şekilde yapılan taşmaların yıkımı da talep edilebilecektir.
Bilal Sinan Başaran Avukatlık Bürosu olarak müvekkillerimizin Müdahalenin Men’i ve Kal davalarını vekil olarak takip ederek mahkemece verilen hükmün ilamlı icra takibine konulması konularında avukatlık hizmeti sunmaktayız.
Kaynakça: Türk Hukuk Sitesi, Müdahalenin Men’i Davaları




